MMCN.ORG

Joomla, iPhone, iPad, Teknoloji Blogu

iPTT Türkiye Kanal 109 Turkuaz

Cum10022012

Son Güncelleme14:16:43

Geri Mmcn Blog Duyuruları Kadir Gecesi

Kadir Gecesi

İçerik Sayfaları
Kadir Gecesi
Sayfa 2
Sayfa 3
Tüm Sayfalar

Elimizden bir kuş misali uçup gitmeye hazırlanan ve diğer aylara nazaran insaların gerek merhamet duygularının en üst seviyede olmasına vesile olan, gerekse de katıksız olarak Allah (azze ve celle) rızası için yapılan oruç ibadetinin huzurunun kalplerimizi huzurlandırdığı bir Ramazan-ı Şerif'in sonuna doğru, bu ay içinde gizli ve kendisini arayıp bulacak olan, sonucunda da yine Allah (azze ve celle) Teala tarafından ecrinin belirleneceği Kadir Gecesine doğru yaklaşmaktayız (2 gün kaldı).

Gerçi alimler çoğunlukla bu gecenin ramazanın son on günü içinde aranmasının gerekliliğini belirtmş olmalarına rağmen ki bence de doğrusu budur, ancak toplumda yerleşmiş olan şekliyle son üç gece içinde bir gün olduğu belirtilmekte. İşte buna dayanarak sizler için derlediğim ve bu gecenin gerek fazlietlerinin anlatıldığı gerekse de mana itibariyle en muteber tefsirlerden birisi olan Kurtubi tefsirinden alıntılarla sizlere konu hakkında bilgi vermeyi uygun buldum, umarım faydalananlar olacaktır. Yazımıza öncelikle konu olacak olan bir Ayet-i Kerime ve bu ayetin tefsiri ve daha sonrasında da zaten Kur'an-ı Kerimde özel olarak bir sure ile isimlendirilen bu geceye belirtilen surenin tefisiri ile sonuçlandırmış olacağız.

Bismillahirrahmanirrahim

Ramazan ayı ki, Kur'ân o ayda indirilmiştir. İnsanlara hem bir hidâyet olmak, hem de hidâyet ile hak ve batılı ayırdeden hü­kümleri apaçık bildirmek üzere. Sizden her kim bu aya erişir­se orucunu tutsun. Kim de hastalanır veya yolculukta olursa o halde o günler sayısınca diğer günlerde (oruç tutsun). Allah size kolaylık diler, güçlük istemez. Tâ ki o saydı günleri tamam-layasınız.

Sizi doğru yola iletmesine karşılık Allah'ı büyük tanıyasınız ve şükredesiniz. (Bakara Suresi 185 Ayet Meali) Yüce Allah'ın: "Kur'ân o ayda indirilmiştir" buyruğu Kur'an-ı Kerim'in Ramazanda indirildiğine dair açık bir nastır. Aynı zamanda bu yüce Al­lah'ın: "Ha-Mim. Açıkça bildiren kitaba yemin olsun ki şüphesiz biz onu mü-berak bir gecede" yani Kadir gecesinde "indirdik." (ed-Duhân, 44/1-3.) buy­ruğu ile: "Muhakkak biz onu Kadir gecesinde indirdik" (el-Kadr, 97/1) buyruklarını açıklamaktadır. İşte bu da kadir gecesinin ancak Ramazan ayın­da olduğunun başka bir ayda olmasının sözkonusu olmadığının delilidir. Kur'an-ı Kerim'in önceden de açıklamış olduğumuz gibi [150] Kadir gecesinde Levh-i Mahfuz'dan toptan indirildiğinde görüş ayrılığı yoktur.

Levh-i Mah-fuz'dan indirildikten sonra dünya semasında Beytü'l İzze'de konulmuştur. Da­ha sonra Cebrail (a.s) Kur'an-ı Kerim'i emir, nehiy ve sebeplere göre peyder­pey indiriyor idi. Bu ise yirmi sene gibi bir zamanda tamamlanmıştı. İbn Abbas der ki: Kur'ân-ı Kerim Levh-i Mahfuz'dan toptan dünya sema­sındaki yazıcı meleklere indirildi. Daha sonra Cebrail (a.s) ise yirmibir sene boyunca değişik zamanlarda kısım kısım onu indirdi, Mukâtil de yüce Allah'ın: "Ramazan ayı ki... Kur'ân o ayda indirilmiş­tir" buyruğu hakkında şöyle demektedir: Kur'an-ı Kerim Levh-i Mahfuz'dan her sene Kadir gecesinde dünya semasına indirildi. Daha sonra elçi melek­lere Levh-i Mahfuz'dan yirmi ayda nazil oldu. Hz. Cebrail de onu yirmi se­ne zarfında indirdi. Derim ki: Mukatil'in naklettiğimiz bu görüşü, bu hususta: "Kur'an-ı Kerim (dünya semasına) bir defada indirilmiştir" şeklinde nakledilen icmaa muha­liftir. Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır. Vasile b. el-Eska' da Peygamber (s.a)'dan şöyle buyurduğunu naklet­mektedir: "İbrahim'in sahifeleri Ramazan ayının ilk gecesinde, Tevrat ise al­tıncı gecede, İncil onüçüncü gecede, Kur'an-ı Kerim ise yirmidördüncü ge­cede nazil olmuştur

." İbn Abbas'm Kur'ân'ı Anlayışına Bir Örnek: Ömer (ra), Ashab-ı Kiram'ın ileri gelenlerine Kadir gecesiyle ile ilgili so­ru sorması üzerine onlar: En iyi bilen Allah'tır, diye cevap vermişler. Ömer (r.a) îbn Abbas'a: Ey İbn Abbas sen ne dersin? diye sorunca, o da -bu âyet-i keri­meden hareketle- şöyle demişti: Ey mü'minlerin emiri! Şüphesiz ki yüce Al­lah gökleri yedi, yeri yedi olarak yaratmıştır. Âdemoğlunu da yediden yarat­tığı gibi, onun rızkını da yedi şeyde kılmıştır. Görüşüme göre Kadir gecesi yirmiyedinci gecedir. Ömer (r.a) da şöyle demişti: Henüz daha yaşını, başını almamış bu gencin dediğinin bir benzerini söylemekten acze mi düştünüz?[38] Bu hadisi İbn Ebi Şeybe uzun uzadıya Müsned'inde kaydetmektedir. İbn Abbas: "Âdemoğlu yedi şeyden yaratılmıştır" sözleriyle bu âyet-i ke­rîmeyi kastetmiştir. "Rızkını da yedi şeyde yaratmıştır" sözleriyle yüce Allah'ın: "Böylece orada taneler bitiririz. Üzümler, sebzeler, zeytinlikler, hurmalıklar, şife ve bol ağaçlı bahçeler, meyveler ve otlaklar (bitirdik.)" (Abese, 80/27-31) buyruklarını kastetmektedir. Burada sözü edilenlerin yedisi Âdemoğlu için­dir. Otlaklar ise davarlar İçindir. Sebzeleri ise Âdemoğlu yer ve hanımlar seb­ze yiyerek kilo alırlar. Bu bir görüş. Bir diğer görüşe göre; "el-kadb" (meal­de; sebzeler) bakliyat demektir. O halde bunlar Âdemoğlunun rızkıdır. Bir başka görüşe göre el-kadb (mealde; sebzeler) ile otlaklar, davarlara aittir, ge­ri kalan altısı da Âdemoğluna aittir. Yedincisi ise davarların kendileridir, çün­kü davarlar Âdemoğluna verilen rızıklann en büyüklerindendir Rahman ve Rahim Allah'ın Adı ile Müfessirlerin çoğunun görüşüne göre Medine'de inmiştir. Bunu es-Sa'le-bi zikretmiştir. d-Maverdi ise bunun aksini nakletmektedir.

Derim ki: ed-Dahhak'ın görüşü ile İbn Abbas'ın iki görüşünden birisine göre bu sûre Medine'de inmiştir. el-Vâkıdi'nin naklettiğine güre Medine'de inmiş ilk sûre budur. Beş âyettir.

1. Doğrusu, Biz, onu Kadr gecesinde indirdik. "Doğrusu, Biz, onu" yani Kur'ân'ı "...indirdik." Her ne kadar bu sûrede henüz Kur'ân-i Kerİm'den sözedilmemiş ise de mananın böyle olduğu bili­nen bir husustur. Kur'ân'm tamamı da zaten tek bir sûre gibidir. Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: "O Ramazan ayı ki Kur'ân onda indirilmiştir." (d-Ba-kara, 2/185) Bir başka yerde de şöyle buyurmaktadır; "Hâ, Mim. Apaçık ki tabayemin olsun, ki şüphesiz Biz onu mübarek bir gecede indirdik." (ed-Du-han, 44/1-3) Bu buyrukta "mübarek gece"den kasıt, Kadir gecesidir. eş-Şa'bî dedi ki: Biz, Kur'ân'] Kadir gecesinde indirmeye başladık, demek­tir. Bir görüşe göre Cebrail (a.s) Kur'ân'ı bir defada, toptan, Kadir gecesin­de Levh-i Mahfuzdan dünya semasınadaki Beytu'i-Izze'yt: indirmiştir.

Cebra­il, Kur'ân'ı yazıcı meleklere yazdırmış, daha sonra da Peygamber (sav)'a kısım kısım indirmeye devam etmiştir. Kur'ân'ın ilk nazil olmaya haşlaması ile son nazil olun buyrukları arasında yirmiüç yıllık bir zaman geçmiştir. Bu açık­lamayı İhn Abbas yapmıştır. Daha önceden el-13akara Sûresi'ndc (2/185. âyet, 8. başlıkta) geçmiş bulunmaktadır. el-Mavcrdi'nin naklettiğine göre, İbn Abbas şöyle demiştir: Kur'ân Rama­zan ayında. Kadir gecesinde, mübarek bir gecede, Allah tarafından bir defa­da, Levlı-i Mahfuzdan dünya semasındaki yazıcı, şerefli meleklere indirilmiş, daha sonra yazıcı, şerefli melekler yirmi senelik bir zaman süresinde bunu pey­derpey Cebrail'e bildirmiş, Cebrail de bunu Peygamber (sav)'a yirmi yıl sü­re içerisinde kısım kısım bildirmiştir, İbnu'l Arabi dedi ki: "Ancak bu açıkla­ma batıldır. Çünkü Cebrail ile Allah arasında ayrıca bir vasıta olmadığı gibi, Cebrail ile Muhammed -ikisine de selâm olsun- arasında bir vasıta yoktur." "Kadir gecesinde", Mücahid, hüküm gecesinde diye açıklamıştır. "Kadir gecesini sana ne bildirdi?" Yine Mücahid, hüküm gecesini, diye açıklamıştır. Takdir gecesi demektir. Ona bu ismin veriliş sebebi yüce Allah'ın bu gecede gelecek sene aynı geceye kadar kendi emrinden olan ölüm, ecel, rızık ve daha başka hususları dilediği şekilde takdir buyurmayıdır. Sonra bunu isleri çekip çeviren meleklere teslim eder. Bunlar dört melektir: İsrafil, Mikail, Azrail ve Cebrail (hepsine selâm olsun).

İbn Abbas'tan şöyle dediği nakledilmiştir: Ummu'l-Kitab (Ana kitab)'da se­ne içinde meydana gelecek rızık, yağmur, hayat, ölüm ve hacca gidecekler dahil herşey yazılır. îkrime dedi ki: Kadir gecesinden, Allah evini haccede-ceklerin kendi isimleri ve babalarının isimleri yazılır. Onlardan hiçbirisi dı­şarıda bırakılmaz ve unlara hiç kimse de ilave edilmez. Said b. Cübeyr de böy­le demiştir. Bu anlamdaki açıklamalar, daha Önceden ed-Duhan Sûresi'nin baştaraflarında (44/1-4. âyetlerin tefsirinde) geçmiş bulunmaktadır. Yine İbn Abbas'tan şöyle dediği rivayet edilmiştir: Yüce Allah, Şabanın ya­rısına rastlayan gecede meydana gelecek olaylara dair kaza ve hükümlerini takdir buyurur ve bunları Kadir gecesinde ilgililerine teslim eder. Bu geceye Kadir gecesi deniliş sebebi; azameti, kadri ve şerefi dolayısıy­la olduğu söylenmiştir. Filan kişinin şerefi ve üstün bir mevkii vardır, anla­mında "filanın kadri vardır" şeklindeki (Arapların) tabirlerinden alınmıştır. Bu açıklamayı ez-Zühri ve başkaları yapmıştır.

Bu geceye bu ismin veriliş sebebinin, bu gecede yapılan itaatlerin pek bü­yük bir kadri ve pek çok sevab ve mükâfatı olduğu da söylenmiştir. Ebu Bekr el-Verrak dedi ki: Bu geceye bu ismin veriliş sebebi şudur: Herhangi bir de­ğeri ve önemi olmayan bir kimse bu geceyi ihya edecek olursa üstün bir değer ve öneme sahib olur. Uir diğer açıklamaya göre bu ismin veriliş .sebebi, bu gecede üstün kad­ri (değeri) bulunan bir Kitabın yine üstün bir kadri bulunan bir rasûle, üs-lün bir kadri olan bir millete indirilmesidir. Bir diğer görüşe göre; sebeb, bu gecede oldukça kadri yüksek ve önem­li meleklerin inmesidir. Bir başka açıklamaya göre; yüce Allah'ın bu gecede hayırı, bereketi ve mağfireti indirmesidir. Sehl dedi ki: Bu geceye bu ismin veriliş sebebi, yü­ce Allah'ın bu gecede müminlere rahmetini takdir buyurmuş olmasıdır.

ei-Halil dedi ki: Çünkü bu gecede yeryüzü meleklere dar gelir. Yüce Al-lah'ın: "Riski kendisine daraltılan kimse de..." (et-Talak, 65/7) buyruğunda ("daraltılan" anlamı verilen kelime ile aynı kökten) gelme­si gibi. [2]


0 Yorum

Üye olmayan ziyaretçilerin yorumları yönetim tarafından kontrol edildikten sonra yayınlanır.