| İçerik Sayfaları |
|---|
| Kadir Gecesi |
| Sayfa 2 |
| Sayfa 3 |
| Tüm Sayfalar |
Elimizden bir kuş misali uçup gitmeye hazırlanan ve diğer aylara nazaran insaların gerek merhamet duygularının en üst seviyede olmasına vesile olan, gerekse de katıksız olarak Allah (azze ve celle) rızası için yapılan oruç ibadetinin huzurunun kalplerimizi huzurlandırdığı bir Ramazan-ı Şerif'in sonuna doğru, bu ay içinde gizli ve kendisini arayıp bulacak olan, sonucunda da yine Allah (azze ve celle) Teala tarafından ecrinin belirleneceği Kadir Gecesine doğru yaklaşmaktayız (2 gün kaldı).
Gerçi alimler çoğunlukla bu gecenin ramazanın son on günü içinde aranmasının gerekliliğini belirtmş olmalarına rağmen ki bence de doğrusu budur, ancak toplumda yerleşmiş olan şekliyle son üç gece içinde bir gün olduğu belirtilmekte. İşte buna dayanarak sizler için derlediğim ve bu gecenin gerek fazlietlerinin anlatıldığı gerekse de mana itibariyle en muteber tefsirlerden birisi olan Kurtubi tefsirinden alıntılarla sizlere konu hakkında bilgi vermeyi uygun buldum, umarım faydalananlar olacaktır. Yazımıza öncelikle konu olacak olan bir Ayet-i Kerime ve bu ayetin tefsiri ve daha sonrasında da zaten Kur'an-ı Kerimde özel olarak bir sure ile isimlendirilen bu geceye belirtilen surenin tefisiri ile sonuçlandırmış olacağız.
Bismillahirrahmanirrahim
Ramazan ayı ki, Kur'ân o ayda indirilmiştir. İnsanlara hem bir hidâyet olmak, hem de hidâyet ile hak ve batılı ayırdeden hükümleri apaçık bildirmek üzere. Sizden her kim bu aya erişirse orucunu tutsun. Kim de hastalanır veya yolculukta olursa o halde o günler sayısınca diğer günlerde (oruç tutsun). Allah size kolaylık diler, güçlük istemez. Tâ ki o saydı günleri tamam-layasınız.
Sizi doğru yola iletmesine karşılık Allah'ı büyük tanıyasınız ve şükredesiniz. (Bakara Suresi 185 Ayet Meali) Yüce Allah'ın: "Kur'ân o ayda indirilmiştir" buyruğu Kur'an-ı Kerim'in Ramazanda indirildiğine dair açık bir nastır. Aynı zamanda bu yüce Allah'ın: "Ha-Mim. Açıkça bildiren kitaba yemin olsun ki şüphesiz biz onu mü-berak bir gecede" yani Kadir gecesinde "indirdik." (ed-Duhân, 44/1-3.) buyruğu ile: "Muhakkak biz onu Kadir gecesinde indirdik" (el-Kadr, 97/1) buyruklarını açıklamaktadır. İşte bu da kadir gecesinin ancak Ramazan ayında olduğunun başka bir ayda olmasının sözkonusu olmadığının delilidir. Kur'an-ı Kerim'in önceden de açıklamış olduğumuz gibi [150] Kadir gecesinde Levh-i Mahfuz'dan toptan indirildiğinde görüş ayrılığı yoktur.
Levh-i Mah-fuz'dan indirildikten sonra dünya semasında Beytü'l İzze'de konulmuştur. Daha sonra Cebrail (a.s) Kur'an-ı Kerim'i emir, nehiy ve sebeplere göre peyderpey indiriyor idi. Bu ise yirmi sene gibi bir zamanda tamamlanmıştı. İbn Abbas der ki: Kur'ân-ı Kerim Levh-i Mahfuz'dan toptan dünya semasındaki yazıcı meleklere indirildi. Daha sonra Cebrail (a.s) ise yirmibir sene boyunca değişik zamanlarda kısım kısım onu indirdi, Mukâtil de yüce Allah'ın: "Ramazan ayı ki... Kur'ân o ayda indirilmiştir" buyruğu hakkında şöyle demektedir: Kur'an-ı Kerim Levh-i Mahfuz'dan her sene Kadir gecesinde dünya semasına indirildi. Daha sonra elçi meleklere Levh-i Mahfuz'dan yirmi ayda nazil oldu. Hz. Cebrail de onu yirmi sene zarfında indirdi. Derim ki: Mukatil'in naklettiğimiz bu görüşü, bu hususta: "Kur'an-ı Kerim (dünya semasına) bir defada indirilmiştir" şeklinde nakledilen icmaa muhaliftir. Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır. Vasile b. el-Eska' da Peygamber (s.a)'dan şöyle buyurduğunu nakletmektedir: "İbrahim'in sahifeleri Ramazan ayının ilk gecesinde, Tevrat ise altıncı gecede, İncil onüçüncü gecede, Kur'an-ı Kerim ise yirmidördüncü gecede nazil olmuştur
." İbn Abbas'm Kur'ân'ı Anlayışına Bir Örnek: Ömer (ra), Ashab-ı Kiram'ın ileri gelenlerine Kadir gecesiyle ile ilgili soru sorması üzerine onlar: En iyi bilen Allah'tır, diye cevap vermişler. Ömer (r.a) îbn Abbas'a: Ey İbn Abbas sen ne dersin? diye sorunca, o da -bu âyet-i kerimeden hareketle- şöyle demişti: Ey mü'minlerin emiri! Şüphesiz ki yüce Allah gökleri yedi, yeri yedi olarak yaratmıştır. Âdemoğlunu da yediden yarattığı gibi, onun rızkını da yedi şeyde kılmıştır. Görüşüme göre Kadir gecesi yirmiyedinci gecedir. Ömer (r.a) da şöyle demişti: Henüz daha yaşını, başını almamış bu gencin dediğinin bir benzerini söylemekten acze mi düştünüz?[38] Bu hadisi İbn Ebi Şeybe uzun uzadıya Müsned'inde kaydetmektedir. İbn Abbas: "Âdemoğlu yedi şeyden yaratılmıştır" sözleriyle bu âyet-i kerîmeyi kastetmiştir. "Rızkını da yedi şeyde yaratmıştır" sözleriyle yüce Allah'ın: "Böylece orada taneler bitiririz. Üzümler, sebzeler, zeytinlikler, hurmalıklar, şife ve bol ağaçlı bahçeler, meyveler ve otlaklar (bitirdik.)" (Abese, 80/27-31) buyruklarını kastetmektedir. Burada sözü edilenlerin yedisi Âdemoğlu içindir. Otlaklar ise davarlar İçindir. Sebzeleri ise Âdemoğlu yer ve hanımlar sebze yiyerek kilo alırlar. Bu bir görüş. Bir diğer görüşe göre; "el-kadb" (mealde; sebzeler) bakliyat demektir. O halde bunlar Âdemoğlunun rızkıdır. Bir başka görüşe göre el-kadb (mealde; sebzeler) ile otlaklar, davarlara aittir, geri kalan altısı da Âdemoğluna aittir. Yedincisi ise davarların kendileridir, çünkü davarlar Âdemoğluna verilen rızıklann en büyüklerindendir Rahman ve Rahim Allah'ın Adı ile Müfessirlerin çoğunun görüşüne göre Medine'de inmiştir. Bunu es-Sa'le-bi zikretmiştir. d-Maverdi ise bunun aksini nakletmektedir.
Derim ki: ed-Dahhak'ın görüşü ile İbn Abbas'ın iki görüşünden birisine göre bu sûre Medine'de inmiştir. el-Vâkıdi'nin naklettiğine güre Medine'de inmiş ilk sûre budur. Beş âyettir.
1. Doğrusu, Biz, onu Kadr gecesinde indirdik. "Doğrusu, Biz, onu" yani Kur'ân'ı "...indirdik." Her ne kadar bu sûrede henüz Kur'ân-i Kerİm'den sözedilmemiş ise de mananın böyle olduğu bilinen bir husustur. Kur'ân'm tamamı da zaten tek bir sûre gibidir. Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: "O Ramazan ayı ki Kur'ân onda indirilmiştir." (d-Ba-kara, 2/185) Bir başka yerde de şöyle buyurmaktadır; "Hâ, Mim. Apaçık ki tabayemin olsun, ki şüphesiz Biz onu mübarek bir gecede indirdik." (ed-Du-han, 44/1-3) Bu buyrukta "mübarek gece"den kasıt, Kadir gecesidir. eş-Şa'bî dedi ki: Biz, Kur'ân'] Kadir gecesinde indirmeye başladık, demektir. Bir görüşe göre Cebrail (a.s) Kur'ân'ı bir defada, toptan, Kadir gecesinde Levh-i Mahfuzdan dünya semasınadaki Beytu'i-Izze'yt: indirmiştir.
Cebrail, Kur'ân'ı yazıcı meleklere yazdırmış, daha sonra da Peygamber (sav)'a kısım kısım indirmeye devam etmiştir. Kur'ân'ın ilk nazil olmaya haşlaması ile son nazil olun buyrukları arasında yirmiüç yıllık bir zaman geçmiştir. Bu açıklamayı İhn Abbas yapmıştır. Daha önceden el-13akara Sûresi'ndc (2/185. âyet, 8. başlıkta) geçmiş bulunmaktadır. el-Mavcrdi'nin naklettiğine göre, İbn Abbas şöyle demiştir: Kur'ân Ramazan ayında. Kadir gecesinde, mübarek bir gecede, Allah tarafından bir defada, Levlı-i Mahfuzdan dünya semasındaki yazıcı, şerefli meleklere indirilmiş, daha sonra yazıcı, şerefli melekler yirmi senelik bir zaman süresinde bunu peyderpey Cebrail'e bildirmiş, Cebrail de bunu Peygamber (sav)'a yirmi yıl süre içerisinde kısım kısım bildirmiştir, İbnu'l Arabi dedi ki: "Ancak bu açıklama batıldır. Çünkü Cebrail ile Allah arasında ayrıca bir vasıta olmadığı gibi, Cebrail ile Muhammed -ikisine de selâm olsun- arasında bir vasıta yoktur." "Kadir gecesinde", Mücahid, hüküm gecesinde diye açıklamıştır. "Kadir gecesini sana ne bildirdi?" Yine Mücahid, hüküm gecesini, diye açıklamıştır. Takdir gecesi demektir. Ona bu ismin veriliş sebebi yüce Allah'ın bu gecede gelecek sene aynı geceye kadar kendi emrinden olan ölüm, ecel, rızık ve daha başka hususları dilediği şekilde takdir buyurmayıdır. Sonra bunu isleri çekip çeviren meleklere teslim eder. Bunlar dört melektir: İsrafil, Mikail, Azrail ve Cebrail (hepsine selâm olsun).
İbn Abbas'tan şöyle dediği nakledilmiştir: Ummu'l-Kitab (Ana kitab)'da sene içinde meydana gelecek rızık, yağmur, hayat, ölüm ve hacca gidecekler dahil herşey yazılır. îkrime dedi ki: Kadir gecesinden, Allah evini haccede-ceklerin kendi isimleri ve babalarının isimleri yazılır. Onlardan hiçbirisi dışarıda bırakılmaz ve unlara hiç kimse de ilave edilmez. Said b. Cübeyr de böyle demiştir. Bu anlamdaki açıklamalar, daha Önceden ed-Duhan Sûresi'nin baştaraflarında (44/1-4. âyetlerin tefsirinde) geçmiş bulunmaktadır. Yine İbn Abbas'tan şöyle dediği rivayet edilmiştir: Yüce Allah, Şabanın yarısına rastlayan gecede meydana gelecek olaylara dair kaza ve hükümlerini takdir buyurur ve bunları Kadir gecesinde ilgililerine teslim eder. Bu geceye Kadir gecesi deniliş sebebi; azameti, kadri ve şerefi dolayısıyla olduğu söylenmiştir. Filan kişinin şerefi ve üstün bir mevkii vardır, anlamında "filanın kadri vardır" şeklindeki (Arapların) tabirlerinden alınmıştır. Bu açıklamayı ez-Zühri ve başkaları yapmıştır.
Bu geceye bu ismin veriliş sebebinin, bu gecede yapılan itaatlerin pek büyük bir kadri ve pek çok sevab ve mükâfatı olduğu da söylenmiştir. Ebu Bekr el-Verrak dedi ki: Bu geceye bu ismin veriliş sebebi şudur: Herhangi bir değeri ve önemi olmayan bir kimse bu geceyi ihya edecek olursa üstün bir değer ve öneme sahib olur. Uir diğer açıklamaya göre bu ismin veriliş .sebebi, bu gecede üstün kadri (değeri) bulunan bir Kitabın yine üstün bir kadri bulunan bir rasûle, üs-lün bir kadri olan bir millete indirilmesidir. Bir diğer görüşe göre; sebeb, bu gecede oldukça kadri yüksek ve önemli meleklerin inmesidir. Bir başka açıklamaya göre; yüce Allah'ın bu gecede hayırı, bereketi ve mağfireti indirmesidir. Sehl dedi ki: Bu geceye bu ismin veriliş sebebi, yüce Allah'ın bu gecede müminlere rahmetini takdir buyurmuş olmasıdır.
ei-Halil dedi ki: Çünkü bu gecede yeryüzü meleklere dar gelir. Yüce Al-lah'ın: "Riski kendisine daraltılan kimse de..." (et-Talak, 65/7) buyruğunda ("daraltılan" anlamı verilen kelime ile aynı kökten) gelmesi gibi. [2]





0 Yorum