MMCN.ORG

Joomla, iPhone, iPad, Teknoloji Blogu

iPTT Türkiye Kanal 109 Turkuaz

Cmt11022012

Son Güncelleme14:16:43

Geri Mmcn Birazda Benden Ebu Cehil Alışveriş Merkezi

Ebu Cehil Alışveriş Merkezi

Günümüz dünyasında İslamiyet ve İslami değerlere olan saldırıların zirveye çıktığı günümüzde, bazı hristiyan ülkelerde İslam karşıtı gösteriler, hakarate içeren karikatürler ve buna benzer daha bir çok karşıt eylemlere sahne oldu ve olacaktırda. Ancak bu saldırıların tümü az önce değindiğimiz gibi hristiyan/yahudi olan insanlar tarafından yapılmış eylemlerdi ve onlara göre de doğaldı çünkü İslamiyet onların bozuk itikatlarınca geçerli bir din değil di ve kendilerine yakışanı yapıyorlardı. Tabi b dediklerimiz çirkin davranışlarını meşru gördüğümüz anlamına gelmez ki yazımızı bağlayacağımız konuya bir giriş olması adına yapıldı yoksa Allah Teala (azze ve celle) Kur’an-ı Kerimde bizlere aynen şöyle buyuruyor.

“Sen, onların dinine uymadıkça, Hıristiyanlarla Yahudiler senden asla razı olmazlar. De ki: Doğru yol, ancak Allah’ın yoludur. Sana gelen ilimden sonra eğer onların arzularına uyarsan, andolsun ki, Allah’tan sana ne bir dost, ne de bir yardımcı vardır. (Bakara Suresi 120. Ayet Meali)

Bu ayette de zikredildiği gibi bu zümre zaten Müslüman bilinen bir tabirle, ağzınla kuş tutsa yine de bunlar tarafından sevilmeyecektir, ta ki onların yoluna uyana kadar. Peki şimdi yüzümüzü ben Müslüman’ım diyen ve aslında tüm çabası bu Din’in yücelmesine hizmet etmek olduğu kisvesi altında bu değerlere acımasızca saldıran, yani İslam’ı içten kemiren Allah (azze ve celle) düşmanı zihniyetlerin yedikleri son naneye bakalım. Şunu baş-tan belirtelim ki söz konusu olanlar Zihniyet! Yoksa bir toplum hedeflenerek bu yazı ele alınmamıştır, çünkü avam’ın üst seviyedeki insanlara etkisinin ancak çok sınırlı ve zılız olabileceğini bildiğimizden bu yazıdaki tartışılanın Zihniyet! Olacağını baştan belirtmeliyiz. Konumuzun ana fikri Suudi Arabistan ve meselemiz ise buradaki dehşet veren son gelişmelerden en vahimi olan yeni yapılmakta olan ticaret merkezi ve bu merkezin yapımı arkasında aslında hangi değerlere karşı açılmış bir cephe olduğu konusudur.

Dikkatlerimiz öncelikle bu konuya geçtiğimiz zamanlarda “Ecyad Kalesi” adı ile çekilmişti ve Osmanlı imzası taşıyan bu son kalenin yıkılıp yerine otel yapılacağı konusuydu. Bunu geçen zaman içinde sindire sindire gayet başarılı! Bir şekilde yapan Şimdinin Suud yönetimi asıl gerçek yüzünü bundan sonrasında ve şu son günlerdeki projesiyle daha net gösterdi ki bu Osmanlı yadigarı eserin yıkılması bile amacın gölgesinde kalacak seviyede kalıyor. Geçtiğimiz günlerde bazı basın-yayın organlarında yer alan ve bu bahsi geçen kalenin kapsamında hatta bu belkide içinde bir nokta kadar kalacak olan büyük alışveriş merkezi projesi çok cılızda olsa yer aldı ancak bu bile Müslüman’ım diyen herkesin kalbini sızlatan veya sızlatması gereken, hatta tüm bunların ötesinde insanı dehşete düşürmesi gereken bir gelişme olarak yerini aldı. Yazımıza devam etmeden önce bu projeye ait resimleri sizlerle paylaşmak, bu merkezin yapımına dair bittiğindeki halinin prototiplerini sizlerle paylaşmak istiyoruz, devamen yazımızı sürdüreceğiz.

Şimdi bu resimlerde gördüğümüz projeye bakınca bizler ne görebiliyoruz, bu gördüklerimize karşı biz neler hissediyoruz kendimizce anlatmaya çalışacağız ve sizlerde hem gerek vicdani gerekse de imani hizlerinize danışıp bu yazmızın dışında neler hissettiğinizi ve neler düşündüğünüzü kendinize değerlendirebilirsiniz. Öncelikle Kabe-i Şerifi bizler aynı zamanda Kabe-i Muazzama olarak tanır ve biliriz, yazmızın bu bölümüne bu girişi örnek alıp resimde görülenlerin fiziksel olarak hangisinin "Muazzama!" olduğunu varın siz düşünüz.

De ki: “Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, aşiretiniz, kazandığınız mallar, kesada uğramasından korktuğunuz bir ticaret ve beğendiğiniz meskenler size Allah’tan, peygamberinden ve O’nun yolunda cihattan daha sevgili ise, artık Allah’ın emri gelinceye kadar bekleyin! Allah, fasık topluluğu doğru yola erdirmez.” (Tevbe - 24)

Şimdi isterseniz sadece binaların yükseltilmesi konusunda ki Kabe-i Şerife saygısızlık bir kenara koyularak salt yüksek binalar adına Peygamber Efendimiz Muhammed Mustafa (sallalahu eleyhi vessellem)'in bir hadisini ve bir alim görüşünü sizlerle paylaşmak istiyorum.

"Kıyamet alametlerinden biri de, yalın ayak, çıplak, yoksul koyun-keçi çobanlarının binaları yükseltmekte birbirleriyle yarış ettiklerini ve böbürlendiklerini görmendir.” (Buhari, Fiten: 25; Ahmed bin Hanbel, Müsned, 2/313) buyurulmaktadır. İnsanların aşağılık ayak takımı, yani bedeviler ve fakirler başkan ve lider olacaklar, zengin olup malları çoğalacak ve Allah’ın kullarına karşı övünmek ve böbürlenmek üzere apartmanlar yaptırmada birbirleriyle yarış edecekler, yüksek yüksek binalar yapacaklardır. Bazı ilim adamları bu cümlede İslamiyetin yayılacağına işaret olduğunu söylemişlerdir. Kirmani şöyle diyor: “Hasılı kıyametin alametlerinden biri de müslümanların sair memleketleri ve milletleri idare altına almalarıdır.” Kurtubi der ki: “Bundan maksat, çölde yaşayan göçebelerin ortalığı istila etmeleri ve zorla ülkeye sahip olmaları sonucu durumun değişeceğine dair haber vermektir. Böylelikle bunların malları çoğalacak ve bunların bütün gayretleri yüksek binalar yapmaya ve bunlarla övünmeye doğru yönelecektir. Biz bu dönemlerde bunlara tanık olduk.”

Günümüzdeki zihniyetin ta 1400 yılı aşkın bir zamanın ötesinden bizlere nasıl haber verildiğini me kadar net bir biçimde görüyoruz değil mi? Şu an sözüm ona İslam'ı temsil edenlerin (kasıt toplum değil gafletteki yöneticiler) halini, işlediklerini ve bunlara cesareti olanların ileride daha neler yapabileceğini günümüz itibariyle daha net olarak görmüş oluyoruz. Kutsal değerlere ihtiram göstermek, onları anmak ve bu yaklaşıma değer vermek İslam’ın önem verdiği konulardan biridir. Bu esas üzerine olacak ki, bedenin herhangi bir yerini, hangi dilde yazılırsa yazılsın "Allah" ismine ve on dört mâsumun (a.s) mübarek isimlerine abdestsiz olarak dokunmak (birçok fakihin fetvasına göre), camiye veya mâsum imamların (a.s) harem-i şeriflerine cünüplü olarak girmek ve buralara saygısızlık etmek haramdır. Bu tür hükümler, bu mukaddes değerlerin saygınlığını korumamız gerektiğini göstermektedir. Peki bugünkü yönetimin yaptığı nedir, Kabe-i Şerife tepeden bakmak...! evet bu en safiyane tabirle budur. Peki bu binaları kimler kullanacak? Gecesi bilmem kaç bin dolar olan diğer benzeri otellerine, alışveriş merkezlerine bakınca her halde benim zavallı Afrikadaki aç insanlara olacak değil ya! Ki amaç bu bile olsa uygun düşmezdi, binasını Mukaddesin binasının kat kat üzerine çıkarıp penceresinden bacak bacak üzerine atıp, gerek İslam'ın gerek Mekke'nin ve gerekse de Kabe'nin şerefini korumak için uğruna ölen binlerce şehidin hadislerini dinleyerek, okuyarak manzarasını seyredecek... Bırakın İslam fıkhını, bırakın Kur'ani bilgiyi, bırakın İslam tarihini, Din ile ilşkisi olmayan insanların bile söylendiğinde gülecekleri bu olayı neyle izah edebilirsiniz. Zenginleri memnun edip onların muhabbetini, paralarını, samimiyetini kazanmak onların rahatları ve keyiflerini tatmin etmek adına yaptığınız, yanında Kabe-i Şerif'in haşa... nokta kadar kaldığı bu yapıları başka hangi sözlerle ifade edebilirsiniz. Ki buna en güzel örnek olan bir Su're de Kur'anda yer almaktadır. Davetten yüzçeviren bir insana, müslüman bir âmâya gösterdiği ilgiden daha fazlasını gösterdiğinden ötürü Abese Su'resinde Peygamber (sallallahu aleyhi vessellem) ilahi bir uyarı ile ikaz edilmiş ve peygamberlik görevinin mahiyeti anlatılmış, inkarı nedeniyle insanoğlu kınanmış, Allah'ın insana verdiği nimetler sayılmış, Ahiretî ve onun korkunçluğu ile uyarıda bulunulmuş, salih kulların ve suçluların o gün varacakları yerler anlatılmıştır. Düşünün, muhabbetini fakirden zengine kaydırdığı ki bu zengin evet kafirdi fakat Resulullah (sallallahu aleyhi vesselam) bu zata yönelmesinin sebebi zengin ve varlıklı olması kadar kabile reisi olmasından ve kabilesini de belki İslam'a kazandırabilir umuduyla yapılmıştı, düşünün yine de Allah (azze ve celle) kendisini şiddetle ikaz ediyor, peki bugünkülerin zenginlere muhabbeti hangi amacı taşıyor ve uyarının şiddetinin ne olması gerektiğini artık varın siz düşünün bu Ebu Cehil Ticaret Binalarının sahiplerini Bu yazıyı inşaallah ileri günlerde tekrar ele alıp bu yapılanın Hz.Muhammed (sallallahu aleyhi vessellem)'e en kibar anlamıyla muhalefet etmektir ki bu bile insanı İslam dairesinden çıkarmaya yetecek bir davranış biçimidir, bu daireden sadece el-faz'ı küfür ile çıkılmaz (küfür sözü), ef'hal'i küfürle de çıkılır (hal ile işlenen küfür) Resulullah (sallalahu aleyhi vessellem)'a muhalefet edenler ancak kendilerini bu daire içinde sananlardır. Çünkü bunlar yaptıkları bu işi meşruda görmekteler, işte bu noktada halleri açıktır. Bu vesile ile bir ilim yazısı şeklinden çok hissedilenlerin yazıya dökülmesi şeklinde olan bu makalemizi okuyup kişisel hassasiyetleri içeren bir yazı olduğu şeklinde değerlendirmenizi rica ederiz. Mümkün olduğunca kelimelerimi özenle seçerek ve hakedilenden çok daha kibar bir üslupla yazdığımı da ayrıca belirtmek isterim. Daha sonraki günlerde bu yazıya ek olacak bir makaleyi sırf bu konuda gerek Kur'an, gerek Hadis ve gerekse de muteber alimlerin görüşleri çerçevesinde tekrar ele alınacağını belirtiriz. Son söz olarak merak ettiğim şu olacak ki, elin hristiyanının (ki bunlar zaten senin dinine inanmayanlar) karikatürlerine gösterdiği tepkiyi (ki bu bile cılızdı) onun kat kat fazlasını göstermesi gerektiği bu olayda, sözüm ona Müslüman'ım diyen bu Suud'lu yöneticilerine nasıl bir tepki göstereceğidir

0 Yorum

Üye olmayan ziyaretçilerin yorumları yönetim tarafından kontrol edildikten sonra yayınlanır.